Hürmüz Boğazı İran’ın Çanakkale’sidir…
Hürmüz Boğazı İran’ın Çanakkale’sidir…
Sosyalist Cumhuriyet Partisi (SCP) Kocaeli İl Başkanı Gökhan Onater, saldırgan ABD emperyalistleri ve Siyonist İsrail’in saldırılarına maruz kalan İran’ın Hürmüz Boğazı hakkında açıklamada bulundu- kocaelitime
Hürmüz boğazı, İran’ın ABD ve İsrail emperyalizminin boğazının sıkıldığı yer olmuştur. Bizim Çanakkale zaferimiz nasıl ezilen dünyaya örnek olduysa, bugün İran’ın vatan savunmasının temelini oluşturan Hürmüz boğazı da aynı şekilde örnek olmuştur.
İsrail, İran’dan sonra Türkiye’nin sırada olduğunu söyleyerek bizi tehdit etmiştir. Türkiye, kardeş İran ile savaştırılmak istenmektedir. Bu kabul edilemez…
1. Dünya savaşında Alman gemilerinin boğazlardan geçerek Rusya’yı bombalamasıyla (yani bir provokasyonla) nasıl bir anda savaşa girmek zorunda kaldıysak, bugün de sınırlarımız dışından ülkemize atılan füzeler nedeniyle İran’a karşı savaşa girmeye zorlanmaktayız. İran devleti yaptığı açıklamada Türkiye’ye füze göndermediklerini de resmen beyan etmiştir. İran’ın Türkiye ile savaşmak için yeni bir cephe açması ise akıl dışıdır.
İran’ın İslam inancı Şii olduğu için onu düşman görmek, ABD-İsrail’in bombaladığı okulda hayatını kaybeden çocukların yaşama hakkını görmezden gelmektir.
İran’ın haklı direnişine çamur atmak ancak çocuk katili ve sapık ABD-İsrail yandaşlarının işi olabilir. Türk Milleti her şeyin farkındadır.
Nato Zirvesi Temmuz ayında Türkiye’de toplanacaktır. Hedefleri Türk askerini İran’a sürmektir. Türkiye, ABD ve İsrail’in İran’a haksız saldırısını öne sürerek Nato’dan çıkmalıdır. Bizim için esas olan, vatan savunmasıdır, ABD-İsrail çıkarları değil…
Denizlerimizde ise Mavi Vatan anlayışı öne çıkartılmalıdır. Çevremiz ateş çemberindeyken Nato tatbikatı adı altında Baltık denizine gönderilen savaş gemilerimiz derhal geri çağırılmalıdır. Ege’deki adalarımıza el koyan Yunanistan şimdi de onlara füze yerleştirmeye başlamıştır. Türkiye, Ege’de ve Doğu Akdeniz’de kuşatma altındadır. AKP hükümetinin bu duruma sesini çıkarmaması da anlaşılabilir bir şey değildir. Vatan toprağını savunmak her partinin zorunlu görevi değil midir? Ne beklenmektedir?
18 Mart Çanakkale Zaferiyle Dirilişi başlatan, Kurtuluş Savaşıyla dünyada emperyalizme ilk tokadı atan, Kıbrıs Barış harekatıyla halkının yaşama hakkını savunan, Emperyalizmin Türkiye’yi bölme aracı olan terör ve casusluk örgütlerine karşı zaferler kazanan Türk Milleti ve Ordusunun Nato-ABD-İsrail kışkırtmalarına karşı koyacağına da dost İran halkının vatan savunmasının zafere ulaşacağına da inancımız tamdır.
Vatan-Emek-Cumhuriyet temelinde ve Atatürk’ün yolunda ilerlemek için tüm yurttaşlarımızı Sosyalist Cumhuriyet Partisi’ne çağırıyoruz.





