Siyaset

NATO’ya Hayır! Tam Bağımsız ve Halkçı Türkiye!

NATO’ya Hayır! Tam Bağımsız ve Halkçı Türkiye!

Sosyalist Cumhuriyet Partisi (SCP) Kocaeli İl Başkanı Gökhan Onater, 7,8 Temmuz tarihlerinde ülkemizde toplantıya hazırlanan NATO ülkelerinin duruşuna karşın bir açıklama yaptı- kocaelitime

Kamuoyuna, Aziz Türk Milletine, Emekçilere ve Tüm Dünya Halklarına Sesleniyoruz!

Uluslararası ilişkilerde sömürü, savaş ve çifte standart üzerine kurulu düzenin en güçlü ayaklarından biri olan NATO, kurulduğu günden bu yana barışa değil, kan ve gözyaşına hizmet etmiştir. Bu örgüt, insanlığın ortak çıkarlarını değil, tekellerin ve emperyalist güçlerin çıkarlarını korumak için vardır.

Türk Milleti, binlerce yıllık bağımsızlık geleneğiyle, esareti değil, özgürlüğü ve adaleti tercih etmiştir. Bugün, yine aynı kararlılıkla haykırıyoruz:
Türkiye NATO’dan derhal çıksın, emperyalist vesayete son verilsin, tam bağımsız Türkiye kurulsun!

1. TAM BAĞIMSIZLIK: KEMALİST ÇİZGİDE KARARLILIK

“Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak” ideali, bağımsızlıktan taviz vermeden yürünecek bir yoldur.

Kemalizm, emperyalizme karşı kurtuluş mücadelesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Tam bağımsızlık, siyasi, mali, hukuki, adli, askeri, kültürel tam bağımsızlık demektir” sözü, bugün NATO vesayeti altında ezilen Türkiye için yeniden bir yol haritası olmalıdır.

Ne yazık ki, günümüz Türkiye’si, NATO çatısı altında büyük güçlerin stratejik hedeflerine hizmet eden, kendi egemenlik haklarını pazarlık masasına koyan bir ülke haline getirilmiştir. Ege’deki hukuksuzluklar, Doğu Akdeniz’deki ambargolar, Kıbrıs’ta dayatılan çözüm modelleri, Türkiye’nin uluslararası alanda güçsüzleştirilme çabalarıdır.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” ilkesiyle, ulusal çıkarlarımızı savunmayan, bilimden ve halktan uzak bir dış politikaya karşı çıkıyoruz.

2. EMPERYALİZME KARŞI SOSYALİST DURUŞ

Emperyalizm, insanlığın ortak düşmanıdır. Savaş, sömürü ve eşitsizlik üzerine kurulu bu sistem, halkları birbirine değil, tekellere hizmet eder.

NATO, bu emperyalist sistemin en görünür silahlı kanadıdır. Kurulduğu günden bu yana dünya halklarına barış değil, savaş getirmiştir. Kore’de, Vietnam’da, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da; her yerde NATO’nun ayak izleri, yıkım ve acıyla doludur.

Türkiye’deki emekçiler, işçiler, köylüler, yoksullar; NATO’nun değil, kendi ülkesinin çıkarlarını savunmak istemektedir. Ancak NATO vesayeti, Türkiye’nin bağımsız bir dış politika izlemesini engellemekte, halkın refahı için harcanması gereken kaynaklar, NATO bütçesine ve savunma harcamalarına akıtılmaktadır.

Türkiye, GSYH’sinin %2,3’ünü savunmaya ayırırken, bu rakam Nato tarafından %5 yapılmaya çalışılmaktadır. Bu kaynaklar eğitimden, sağlıktan, sosyal hizmetlerden çalınmaktadır. NATO’nun savunma harcamaları hedefleri, halkın açlık sınırında yaşadığı bir ülkede kabul edilemez bir lükstür.

Türk milleti, halkın sırtından geçinen savaş çetelerine karşıdır. Emperyalist tekellere değil, halka hizmet eden sosyal bir devlet istemektedir.

3. TÜRKİYE’NİN NATO’YA VERDİĞİ BEDEL VE HİZMETLER

Türk Milleti, NATO çatısı altında geçen on yıllar boyunca kanını, alın terini ve geleceğini feda etmiştir:

Kore’de Şehit Olan 741 Mehmetçiğimiz: Türkiye, NATO üyeliğinin kapılarını aralayan Kore Savaşı’nda 741 evladını şehit vermiş, 2.068 kahraman askeri yaralanmış, 163 askeri kaybolmuş, 244 askeri esir düşmüştür. Bu bedel, emperyalizmin çıkarları için ödenmiş, halkın canı ve kanı sömürülmüştür.

NATO Operasyonlarına Katkı: Bosna’da, Kosova’da, Afganistan’da, Kararlı Destek Misyonu’nda Türk askeri kan dökmüş, maddi ve manevi kaynaklar tüketilmiştir.

Stratejik Konum: İzmir’deki NATO Kara Komutanlığı, İncirlik Üssü, Konya’daki AWACS üssü; Türkiye toprakları emperyalizmin askeri üsleriyle işgal edilmiştir. Bu üsler, Türkiye’yi bir “uçak gemisi” ve “polisiye” güç haline getirmiştir. Bu bile onlara yetmemiş, şimdi de Boğazlarımızda üs kurup, Karadeniz’de Türkiye’yi Rusya ile, doğuda ise İran ile savaştırmayı hedeflemektedirler.

4. NATO’NUN ÇİFTE STANDARDI VE TÜRKİYE’YE İHANETİ

NATO, Türkiye’nin egemenlik haklarını hiçe sayan Yunanistan’a sessiz kalmaktadır. 18 Adamız Yunanistan tarafından işgal edilmiştir. AKP iktidarı bu konuda neden sessiz kalmaya devam etmektedir? Bu mudur yerli ve milli olmak? Yunanistan, uluslararası antlaşmaları çiğneyerek Doğu Ege Adaları’nı silahlandırmakta, sınırlarımıza füze savunma sistemleri yerleştirmektedir. NATO’nun bu sessizliği, müttefikine ihanetin ta kendisidir.

Nerede NATO’nun “üyelerin güvenliğini koruma” sözü? Yunanistan, Türkiye’ye karşı tehdit oluştururken NATO neden müdahale etmiyor? Bu çifte standart, bu iki yüzlülük, Türk Milleti’nin vicdanını kanatmaktadır.

5. DOĞU AKDENİZ, KIBRIS VE EGEMENLİK HAKLARIMIZ

Kendi kıta sahanlığımızda yapacağımız en ufak bir araştırmaya dahi tahammül edilmemesi, uluslararası hukukun ayaklar altına alınmasıdır.

Kıbrıs’ta garantörlük haklarımız hiçe sayılmakta, adada tavizler dayatılmaktadır. Emperyalist güçler, Doğu Akdeniz’in zenginliklerine göz dikmiş, Türkiye’yi bu coğrafyadan dışlamaya çalışmaktadır.

Türkiye’nin Kıbrıs’taki, Doğu Akdeniz’deki egemenlik hakları, ulusal davamızın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu hakları kimseye peşkeş çekmeyeceğiz!

6. SİVİL ALANA MÜDAHALE VE BASKILAR

TEMA Vakfı gibi çevreci bir kuruluşta gönüllü olarak ağaç diken yaşlı vatandaşlarımız, mizah yoluyla toplumsal eleştiri yapan sanatçılarımız gözaltına alınmakta, muhalif yayın yapan kanallar susturulmaktadır. İfade özgürlüğünün bu şekilde hedef alınması, demokratik değerlerin ne denli zedelendiğinin acı bir kanıtıdır.

7. MİLLİ SEMBOLLERE SAYGISIZLIK

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü gibi bu toprakların fethini ve bağımsızlığını simgeleyen bir yapının, Amerika Birleşik Devletleri’nin bayrak renklerine büründürülmesi, milli duruşumuza açık bir hakarettir. Kimse bu milletin egemenlik sembolleriyle oynayamaz. Aynı şekilde başkentimiz Ankara’nın seyahat özgürlüğünü ayaklar altına alır şekilde bir çeşit açık cezaevine dönüştürülmesi de Nato aşığı hükümetlerin ABD ve Nato için, her şeyi yapmaya hazır olduklarının acı bir göstergesidir.

SONUÇ VE ÇAĞRI

NATO, kurulduğu günden bu yana,
· Dünya halklarına barış değil, savaş getirmiştir
· Uluslararası hukuku ayaklar altına almıştır
· Türkiye’ye 741 şehit verdirmiş, komşu devletlerle düşman haline getirmiş, maddi-manevi kaynaklarımızı tüketmiştir
· Türkiye’yi emperyalizmin “uçak gemisi” haline getirmiştir
· Türkiye’deki terör faaliyetlerini perde arkasından yönetenler işte bu Nato üyesi ülkelerdir.
· Vatansever aydınlarımıza, subaylarımıza yapılan suikastlerin de; vatanseverlerimize ve ordumuza yapılan kumpasların da failidir Nato….

Türk Milleti, tarih boyunca esir olmadığı gibi, bu esareti de reddetmektedir!
Türkiye NATO’dan derhal çıkmalı, tüm yabancı askeri üsler kapatılmalıdır!
“Ya istiklal, ya ölüm!”

Başa dön tuşu