Perinçek: “Padişahlığı yıktığımız için Millî Mücadelede zafere ulaştık”
Perinçek: “Padişahlığı yıktığımız için Millî Mücadelede zafere ulaştık”
Millî Mücadele yıllarında İngiliz ve Fransız emperyalizmiyle işbirliği yapan Saltanata sadakat, NATO Zirvesi’nde zirve yapıyor! Millî Eğitim Müfredatını Trumpların, Tom Barrackların istekleri doğrultusunda değiştirme girişimi göstermektedir ki, NATO patronlarına yaranma eğilimi zirvededir.- kocaelitime
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Millî Eğitim Müfredatında değişiklik girişimini değerlendirdi:
AK Parti iktidarı, Türkiye’yi NATO örtüsü altında ABD emperyalizminin ve İsrail’in ileri karakolu yapamaz. Mehmetçiği Coni yapmaya kalkanlar, Türkiye’yi yönetemez. Millî Eğitim Müfredatını NATO Standartlarına bağlama girişiminin başarı şansı yoktur.
ÖZETLER
• “Millî Mücadele” ve “Kurtuluş Savaşı” kavramları karşı karşıya konamaz. Kurtuluş Savaşı, Millî Mücadele kavramından daha geniş bir anlam içermiştir. Bu içerik, işgalden kurtuluşun ötesinde aynı zamanda iktisadî kurtuluştur.
• Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Kurtuluş Savaşı kavramından rahatsızlığı, aslında Millî Mücadeleden rahatsız olmasından geliyor. Nitekim Bakan Beyin kendisi bu duruşunu itiraf etmektedir.
• Hiç kimse, Orhan Gazi’lerin, Fatih Sultan Mehmet’lerin, Yavuz Sultan Selim’lerin temsil ettiği imparatorluğun başı dik yaşama mirasının arkasına gizlenerek, Millî Mücadele yıllarında İngiliz ve Fransız işgalcileriyle işbirliği yapan saltanat sahiplerini aklamaya kalkmasın. Bu Zati Sungur numarasında en küçük başarı şansları yoktur.
• Unutulmasın: Millî Mücadelede, öncelikle Padişah hükümetinin İngiliz altınlarıyla silahlandırıp Millî Kuvvetlerin üzerine sürdüğü irtica kuvvetlerini bastırmak zorunda kaldık.
• Eğer Büyük Devrimci Önderimiz Mustafa Kemal Paşa, 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Devrimci Meclisi ve Devrimci Hükümeti kurmasaydı, Millî Mücadele başarılamazdı. Padişahtan kurtulmak ve bu sayede bütün milletin azim ve kararını seferber eden bir Millî Hükümet kurmak, Millî Mücadelede zaferin anahtarıdır.
• Millî Eğitim Bakanı, yıkılan saltanatı Müfredatla oynayarak kurtaracak güce sahip değildir. Utanmıyorlarsa NATO’larını getirsinler, yine de emperyalizmle işbirliği yapan padişahlarını yıkıntıların altından çıkartamazlar. Ancak kendilerini o yıkıntının altına atmış olurlar.
• Demokrasi, padişaha kulluğu, şeyhlere müritliği, ağalara marabalığı, beylere yanaşmalığı ortan kaldıran hükümet sistemidir.
• Millî olmak, padişahın kulu olmak değildir. Millî olmak, saltanattan kurtuluşla olur. Saltanatçı Millî Eğitim Bakanı olmaz.
• Türk Milleti, çocuklarını yıkılan saltanatın intikamı peşinde olanlara emanet etmiyor ve etmeyecektir.
• Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, bugün (7 Temmuz 2026, Salı) İstanbul’da Vatan Partisi İl Merkezinde basın toplantısı düzenleyerek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Kurtuluş Savaşı’na ilişkin açıklamasını değerlendirdi. Perinçek, özetle şunları belirtti.
6 Temmuz 2026 günü basında yer alan haberlere göre, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Partili milletvekilleriyle bir araya geldiği toplantılarda, Yeni Müfredatta “Kurtuluş Savaşı” ifadesinin çıkarılacağını ve yerine “Millî Mücadele” kavramının getirileceğini belirtiyor ve gerekçesini de şöyle özetliyor: “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı.”
MİLLÎ MÜCADELE VE KURTULUŞ SAVAŞI KAVRAMLARI KARŞI KARŞIYA KONAMAZ
Öncelikle ve vurgulayarak belirtelim: “Millî Mücadele” ve “Kurtuluş Savaşı” kavramları karşı karşıya konamaz.
Hele ileri sürülen gerekçe, bırakalım Millî Eğitim Bakanlığı sorumluluğunu, sıradan bir öğrenci sorumluluğuyla ve bilgisiyle dahi bağdaşmaz.
AK Parti iktidarı Millî Eğitim Bakanı’nın “Kurtuluş Savaşı” kavramından rahatsızlık duyduğu anlaşılıyor. Kuşkusuz bu rahatsızlığın kaynağında Millî Mücadeleden rahatsız olmak var. Nitekim Bakan Beyin kendisi bu ruh halini açıkça itiraf etmektedir.
Millî Mücadele kavramını Kurtuluş Savaşı kavramının karşısına dikme girişimi, gençlerimizi beyin göçüne kışkırtan Batı emperyalizmi planlarına hizmet etmektedir.
KURTULUŞ SAVAŞI KAVRAMI İKTİSADÎ KURTULUŞU DA KAPSAR
“Millî Mücadele” kavramı Birinci Cihan Savaşı’ndan başlayarak kullanılmıştır. Millî Mücadele’ye 1932 yılından sonra Kurtuluş Savaşı denmiştir.
Millî Mücadelemizin (Kurtuluş Savaşımızın) 1 Ekim 1914 günü Kapitülasyonların kaldırılmasıyla başladığı ve 1922 yılı 9 Eylül günü İzmir’in kurtarılmasıyla kesin zafere ulaştığı tarihsel gerçektir.
Bu tarihsel süreçte, Kurtuluş Savaşı kavramı, Millî Mücadele kavramından daha geniş bir anlam içermiştir. Bu kapsamlı anlam, işgalden kurtuluşun ötesinde iktisadî kurtuluştur. Bilindiği gibi İttihat Terakki yönetimi, önce 1 Ekim 1914 günü Kapitülasyonları kaldırarak, İktisadî Kurtuluş Savaşını başlattı. Hemen arkasından 29 Ekim 1914 günü Karadeniz’de Çarlık Rusyası donanmasını ve limanlarını bombalayarak Cihan Savaşına girdi. Bu üstün kurmaylık eseri olan cesur ve hesaplı karar, Cihan Savaşı sonrasındaki Rus ve Türk devrimlerinin yolunu açmıştır. O karar, 1915 yılı Mart ayında İngiliz ve Fransız donanmalarının Çanakkale Boğazı’nı zorladığı koşullarda, Çarlık Rusyası’nın kuzeyden İstanbul’u ele geçirme girişimi önlenmiş ve Rus Devriminin koşullarını yaratmıştı. Arkasından Millî Mücadele, Sovyet Devrimiyle ittifak kurarak başarıya ulaştı.
HİÇ KİMSE BAŞIDİK İMPARATORLUK MİRASINI EMPERYALİZM İŞBİRLİĞİNİN ÖRTÜSÜ YAPAMAZ
Sayın Bakan ve Müfredatı hazırlayan uzmanları, Millî Mücadele tarihini bilmedikleri ve yıkılan saltanatın acısını bir türlü içlerinden atamadıkları için, Müfredatla oynamaya kalkışıyorlar.
Sayın Yusuf Tekin, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” diyor.
Hiç kimse, Orhan Gazilerin, Fatih Sultan Mehmetlerin, Yavuz Sultan Selimlerin temsil ettiği imparatorluğun başı dik yaşama mirasının arkasına gizlenerek, Millî Mücadele yıllarında İngiliz ve Fransız işgalcileriyle işbirliği yapan saltanat sahiplerini aklamaya kalkmasın. Bu Zati Sungur numarasında en küçük başarı şansı yoktur.
İNGİLİZ-FRANSIZ GÜDÜMLÜ PADİŞAHLIĞI YIKMASAYDIK MİLLÎ MÜCADELE ZAFERE ULAŞAMAZDI
Millî Mücadele, emperyalizmin işgalinden kurtuluştur. Ama aynı zamanda İstanbul’da emperyalizmin denetimi altındaki Padişah yönetiminden kurtuluştur.
Unutulmasın: Millî Mücadele, önce Padişah hükümetinin İngiliz altınlarıyla silahlandırıp Millî Kuvvetlerin üzerine sürdüğü İrtica Kuvvetlerini bastırarak başladı. İç cephedeki düşmanı temizlemek, işgalden kurtuluşun ön şartıydı.
İngiliz Fransız işgalcilerinin talimatlarıyla Millî Mücadeleyi bastırmaya kalkan İstanbul’daki Saltanat sahipleri, Millî Mücadele düşmanlığının bedelini tahtlarını ve taçlarını kaybederek ödediler.
Eğer Büyük Devrimci Önderimiz Mustafa Kemal Paşa, 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Devrimci bir Meclis ve Devrimci bir Hükümet kurmasaydı, Millî Mücadele başarılamazdı. Padişahtan kurtulmak ve bu sayede bütün milletin azim ve kararını seferber eden bir Millî Hükümet kurmak, Millî Mücadele zaferinin anahtarıdır.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANIMIZ İŞGAL ETTİĞİ MAKAMIN KURULUŞ TARİHİNİ BİLMİYOR
Eğer intikam duygularından kurtularak Müfredat yazacak olursak, Cumhuriyet öğrencisine şu gerçeği öğreteceğiz: Önce 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Cumhuriyeti fiilen kurduk ve vatanımızı Cumhuriyet Hükümetinin önderliğinde kurtardık. İngiliz-Fransız gölgesindeki Padişah yönetiminden kurtulmasaydık, vatanı kurtaramazdık. Millî Mücadele tarihimizin özü budur!
Müfredat yazıcılarının tarih kitabı okumaya vakitleri olmadığı anlaşılıyor. 2020 yılının Mart-Nisan-Mayıs aylarında TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Ya İstiklal Ya Ölüm” dizisini izleyerek Millî Mücadele tarihini öğrenebilirler.
Millî Eğitim Bakanımız, Cumhuriyetin Millî Eğitim Bakanı makamını işgal ediyor, ancak işgal ettiği makamın kuruluş eylemine sadakatten yoksundur.
SALTANATIN YIKINTILARI ALTINDA KALANLAR DEMOKRASİ KURAMAZ
Millî Eğitim Bakanı, istediği kadar Müfredat değiştirsin, yıkılan saltanatı kurtaracak güce sahip değildir. NATO’larını getirsinler, yine de padişahlarını yıkıntıların altından çıkartamazlar. Ancak kendilerini o yıkıntının altına atmış olurlar.
Müfredat oyunlarıyla saltanata sadakat üzerinden emperyalizme boyun eğme girişiminde ısrar edilirse, yalnız Millî Eğitim Bakanı değil, AK Parti iktidarı da sorumlu olur.
Bu, bir siyasî intihardır, tarihî intihardır ve vicdanî intihardır.
Yüzyıl önce emperyalizmle işbirliği eden saltanata sadakati gençliğin zihnine zerk etmeye kalkanlar, kulluğu diriltebileceklerini sanmasınlar. O devir arkada kalmıştır.
Demokrasi, emperyalizme bağımlılığı, padişaha kulluğu, şeyhlere müritliği, ağalara marabalığı, beylere yanaşmalığı ortan kaldıran hükümet sistemidir. Namık Kemaller’den Mustafa Kemaller’e uzanan Türk Devriminin programı budur ve önüne geçilemez!
SALTANATA SADAKAT NATO ZİRVESİNDE ZİRVE YAPIYOR
Millî Mücadele yıllarındaki saltanat sahiplerine sadakat, emperyalizme sadakattir, NATO’ya sadakattir. Müfredatı Trumplar’ın, Tom Barracklar’ın dayatmaları doğrultusunda değiştirme girişimi, NATO patronlarına yaranma eğiliminin zirve yaptığını gösteriyor. Saltanata sadakat, NATO Zirvesi’nde zirve yapıyor! Ancak bu zirveden toprağa iniş yok, yalnızca düşüş var!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI DERHAL İSTİFA ETMELİDİR İSTİFA ETMİYORSA GÖREVDEN ALINMALIDIR
Hâlâ yıkılan padişahın intikamı peşinde olanlar, Millî Mücadele kavramının arkasına saklanamazlar. Çünkü Millî Mücadele, padişahı yıktığımız için zafere ulaştı.
-Millî Eğitim Bakanlığı, Cumhuriyetimizde Millî sıfatını taşıyan iki bakanlıktan biridir.
-Millî olmak, padişahın kulu olmak değildir.
-Millî olma devrimimiz, saltanattan kurtuluş sürecinin eseridir.
-Türk Milleti, gençliğini yıkılan saltanatın intikamı peşinde olanlara emanet etmiyor ve etmeyecektir.
-Saltanata itibar kazandırma gayretinde olanlar, Millî Eğitim Bakanı olamaz.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir. İstifa etmiyorsa, görevden alınmalıdır.





