Ekonomi

Sağlık Çalışanı Her Gün Biraz Daha Yoksullaşmaktadır

Sağlık Çalışanı Her Gün Biraz Daha Yoksullaşmaktadır

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran ayı enflasyon verilerini açıklaması nedeniyle Hürriyetçi Sağlık Sen Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çeker yazılı açıklama yaptı. Çeker, “açıklanan enflasyon verileri farklı olsa da değişmeyen gerçek şudur: Sağlık çalışanı her gün biraz daha yoksullaşmaktadır” dedi.- kocaelitime

VERİLER YİNE FARKLI

Bugün açıklanan enflasyon rakamları bir kez daha göstermiştir ki; açıklanan istatistiklerle vatandaşın yaşadığı hayat arasında derin bir uçurum vardır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs ayı enflasyonunu aylık %0,99, yıllık %32,11 olarak açıklamıştır. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Haziran ayı enflasyonunu aylık %1,94, yıllık %51,49 olarak duyurmuştur. İstanbul Ticaret Odası (İTO) ise Mayıs ayı enflasyonunu aylık %1,14, yıllık %38,31 olarak hesaplamıştır.

AYIN ORTASINA GELMEDEN ERİMEKTEDİR

Hürriyetçi Sağlık Sen Genel Başkanı Ömer Çeker yaptığı yazılı açıklama da “Veriler farklı olsa da değişmeyen gerçek şudur: Enflasyon Rakamları Makyajlanıyor. Sağlık çalışanı her gün biraz daha yoksullaşmaktadır. Market fiyatları, kira bedelleri, ulaşım giderleri ve temel yaşam maliyetleri her geçen gün artarken, sağlık çalışanlarının maaşları daha ayın ortasına gelmeden erimektedir. Bir zamanlar “sağlık ordusu” denilen çalışanlar bugün ekonomik sıkıntılarla mücadele eden, borçlanarak yaşamını sürdüren, emeğinin karşılığını alamayan bir kitle hâline getirilmiştir.

MAAŞLAR YIL İÇİNDE SESSİZCE GERİ ALINMAKTADIR

Geldiğimiz noktada sağlık kurumlarında, Personel eksikliği kronikleşmiştir. Bir kişinin yapması gereken işi iki hatta üç kişi yerine tek çalışan yapmak zorunda bırakılmaktadır. Fazla mesai olağan çalışma düzeni hâline gelmiştir. Mobbing, baskı ve keyfi idari uygulamalar çalışma barışını bozmaktadır. Liyakat yerine kişiye göre yönetim anlayışı yaygınlaşmaktadır. Döner sermaye ve teşvik sistemi adaletsizlik üretmektedir. Vergi dilimi nedeniyle maaşlar yıl içinde sessizce geri alınmaktadır. Sağlıkta şiddet vakaları devam etmekte, çalışanlar görevlerini can güvenliği endişesiyle yerine getirmektedir.

SORUYORUZ

Bütün bunlara rağmen sağlık çalışanlarından daha fazla fedakârlık beklenmektedir. Kamu işverenine Soruyoruz… Pandemide alkışlanan sağlık çalışanları bugün neden yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir? Sağlık hizmetinin yükünü omuzlayan çalışanların emeği neden her geçen gün daha da değersizleştirilmektedir? Sağlık sistemini ayakta tutan çalışanlar geçim derdi yaşarken hangi başarıdan söz edilmektedir?

AÇIK ÇAĞRIMIZDIR

Sağlık çalışanlarının sesi artık duyulmalıdır. Sorunları öteleyen değil, çözen bir yönetim anlayışı görmek istiyoruz. Artık günü kurtaran açıklamalar değil, kalıcı çözümler bekliyoruz. Çünkü sağlık çalışanı yalnızca maaş almıyor; nöbet tutuyor, gece çalışıyor, hayat kurtarıyor, afetlerde görev alıyor, salgınlarda en ön safta mücadele ediyor. Bu emeğin karşılığı yoksulluk olamaz. Buradan Sağlık Bakanlığına ve tüm yetkililere açık çağrımızdır:

EMEKLİLİĞE YANSITILMALIDIR

Sağlık çalışanlarının maaşları gerçek yaşam maliyetine göre yeniden düzenlenmelidir. Refah payı içeren kalıcı ücret artışı yapılmalıdır. Seyyanen verilen ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır. Vergi dilimi adaletsizliği kaldırılmalıdır. Döner sermaye ve teşvik sistemi hakkaniyet esasına göre yeniden düzenlenmelidir. Personel eksiklikleri derhal giderilmelidir. Sağlıkta şiddet sıfır tolerans ilkesiyle önlenmelidir. Mobbing yapan yöneticiler hakkında etkin idari ve hukuki işlemler uygulanmalıdır. Liyakat esaslı yönetim anlayışı tüm sağlık kurumlarında hâkim kılınmalıdır.

HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ

Bizler sağlık çalışanlarının alın terini, emeğini ve onurunu savunmaya devam edeceğiz. Hiç kimse sağlık çalışanlarının sabrını sınırsız sanmasın. Sessiz kalmayacağız. Haksızlığa boyun eğmeyeceğiz. Emeğimizden vazgeçmeyeceğiz. Gerekirse demokratik ve hukuki tüm sendikal haklarımızı kararlılıkla kullanacağız. Çünkü güçlü sağlık sistemi; mutsuz, yoksul ve tükenmiş sağlık çalışanlarıyla kurulamaz. Bugün sağlık çalışanının feryadını duymayanlar, yarın sağlık sistemindeki çöküşün sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalacaktır.

LÜTUF DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ

Sağlık çalışanları adına bir kez daha kamu işverenine sesleniyoruz. Enflasyon değil, emeğimiz eriyor, sağlık çalışanı geçinemiyor, yoksulluk değil, insanca yaşam istiyoruz, lütuf değil, hakkımızı istiyoruz, susmayacağız, boyun eğmeyeceğiz, mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Enflasyonun yüksek seyretmesi nedeniyle kamu çalışanlarına yılda iki kez yapılan maaş zamları anlamını yitirmiştir. Maaş artışları üç ayda bir yapılmalı, Enflasyon farkları da çalışanlara altı ayda bir değil, aylık olarak refah payı eklenerek ödenmelidir. Her platformda sağlık çalışanlarının sorunlarını dile getireceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu